|
|
|
|
| |
Navigasyona Türk imzası Türk mühendisleri tarafından üretimi gerçekleştirilen araç navigasyon cihazı, Türkçe yönlendirmeyle sürücüyü ulaşmak istediği adrese götürüyor.
Odit A.Ş. Yazılım Geliştirme Uzmanı Ali Selman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "yol rehberi" olarak da adlandırılan navigasyon cihazları sektörünün, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de her geçen gün geliştiğini ifade etti.
Selman, sektörde 2003 yılından bu yana faaliyet gösterdiklerini belirterek, Unicode Yazılımla birlikte geliştirdikleri yüze 100 Türk üretimi ilk navigasyon cihazı olan "Bulbul B90"ı, Eylül ayından itibaren piyasaya sunduklarını kaydetti.
Portatif bir cihaz olan Bulbul B90'ın, üzerinde cep telefonlarında da kullanılan batarya bulunduğunu ve araç çakmağından şarj edilebildiğini kaydeden Selman, aracın ön camına vakum sistemiyle yapıştırılarak kullanıldığını bildirdi.
Cihazın ithal rakiplerinden ayrılan en önemli özelliğinin, sürücüyü belirttiği adrese Türkçe seslendirmeyle götürmesi olduğunu vurgulayan Selman, şöyle devam etti:
"Özel kalemiyle dokunmatik ekranda istenen adres yazıldığında gidilmesi gereken yolu hesaplayıp, sürücüyü hem ekranda göstererek hem de Türkçe konuşarak yönlendiriyor.
Eğer yolun kapalı olması gibi bir nedenle cihazın belirlediği yoldan sapılırsa, hemen yeni bir yol hesaplaması yapıyor. Ayrıca, yapay zeka özelliğiyle, sürücünün tercih ettiği yolları öğrenip, gidilecek yolu önerirken buna göre hareket ediyor."
Selman, Bulbul B90'da yüklü haritanın, üzerindeki isimlerde "ı, ğ, ş" gibi Türkçe karakterlerin kullanıldığı en güncel Türkiye haritası olduğunu da ifade ederek, şöyle devam etti:
"Uluslararası standartlarda hazırladığımız haritaları kullanıyoruz. Avrupa'nın en büyük dijital harita üreticisi Navteq, Türkiye'de bizim haritalarımızı kullanıyor.
Harita, Türkiye'nin tüm kara yollarının yanı sıra 29 büyük ilin tüm cadde-sokak-pafta detayları ve 100 binin üzerinde güncel alışveriş merkezi, restoran, hastane, okul, sağlık kuruluşu gibi noktalarını içeriyor. Bu haritaları her ay güncelliyoruz ve internet sitemizden indirilerek, Bulbul B90'a yüklenebiliyor."
Selman, üzerindeki 2 GB kapasitesindeki karta yüklenen film ve müzik parçalarını da oynatabilen cihazın fiyatının 499 YTL olduğunu, internet alışveriş siteleri aracılığıyla da satıldığını kaydetti. |
|
 |
|
|
| |
Delphi Kod Arşivi V1.0
Adından da anlaşıldığı gibi kısa delphi kodlarını her seferinde yeniden yazmak veya ezberlemek gibi zahmetli işlerden sizleri kurtaracak bir program. Sitemizden güncellenmekte olan kısa kodları bilgisayarınıza indirebilirsiniz... Detaylı bilgi... |
 |
Web Uzmanı V2.0
Eğitim kurumları için hazırlanan programda eğitim kurumu personeli hakkında tüm bilgiler tutulabiliyor. Ayrıca eğitim kurumu hakkındaki tarihçesinden, tanıtımına kadar tüm bilgiler de ayrıntılı olarak tutulup internet ortamına aktarılabiliyor... Detaylı bilgi... |
|
 |
| |
Merkür Kataloğu V1.0
Sizlere, yepyeni bir elektronik ürün kataloğu sunuyoruz. Kullanması kolay, geniş kapsamlı ve sektörel olarak ayrılmış bir ürün kataloğu. Bu
kataloğun adı MERKÜR. İçinde barındırdığı binlerce ürüne ait bilgilere birkaç mouse tıklaması ile ulaşılabilir. Katalogda kayıtlı ürünler ismi ile aranabilir. Ürünler arası karşılaştırma tabloları hazırlanabilir... Detaylı bilgi... |
 |
Karoser Yönetim Paneli V1.0
Karoser firmalarının güvenle ve kolaylıkla kullanabilecekleri bir program. Ürünlerin tekliften siparişe, üretimden pazarlanmasına kadar tüm aşamaları kolaylıkla takip edebilecekleri internet tabanlı bir çalışma. Programda ayrıca personel ve müşterilerle ilgili detaylı bilgiler de tutulabiliyor... Detaylı bilgi... |
|
 |
|
|
| |

Toplanan asker, İstanbul'dan Çanakkale'ye sevkedilmek üzere seçilip yola çıkarılıyor...
Asker toplamalar törenlerle yapılır, bu törenler halkı öyle etkilerdi ki, askere gidecek olanlar büyük gurur duyarlar, yaşı küçükler bir an önce sıranın kendilerine gelmesini heyecanla beklerlerdi. Gençler askere çağırıldıklarında büyük onur duyar, etraflarına başka türlü bakarlar, büyüdüklerini hissederlerdi. Tek amaçları cepheye gitmek, orada şehit olmaktı. Çünkü anne ve babaları dahil hemen herkes, yıllar boyu onlara “rütbelerin en yücesi” olan şehitliği övmüşlerdi.
Köylerde “asker uğurlama” törenlerinden sonra askere gönderilecekler önde köy muhtarı ve imam olmak üzere akrabalarıyla şehre askerlik şubesine (Ahz-ı Asker şubesi) gelirler; burada dualarla “asker ocağı”na teslim olurlar; dualarla asker giysilerini giyerler; deneyimli çavuşlar elinde hemen eğitime başlarlar ve süratle askerliğe ve savaşa hazırlanırlardı.
Cepheye gönderilen gençler, önde bayraklar, onların arkasında asker marşları, cenk havaları çalan bando ile yürüyerek, yolun iki tarafına dizilerek dualar eden, alkışlayan ve onları şehitliğe teşvik eden halkın önünden geçip istasyona gelirlerdi. Aile fertleri, akrabaları, eşleri, nişanlıları, sevgilileri daha önce gelmiş ve onları bekliyor olurdu. Burada önce resmi bir tören yapılır; vali veya kaymakam, askerlik şubesi reisi, müftü ve imamlar konuşmalar yapar; teşvik edici, heyecanlandırıcı sözler söylerlerdi. Daha sonra vedalaşma, kucaklaşma, el öpme başlar; bu vedalaşma askerler trene bininceye kadar devam ederdi.
Askere gidenlerin hepsi tek tek ortaya çıkarak milli oyunlar oynarlardı. Cepheye giden askerlerin hepsinin mutlaka oynaması şarttı. Bu gelenekti. Halk oyunları insan psikolojisini yükselten, coşturan, korkuyu yendiren en önemli etkendi. |
|
 |
|
|
| |
Antalya Bir Dershanesi için web sitesi çalışması… |
|
 |
|
|
|
|
| |
Satılık Ramazan Davulu !
Tüm site dostlarına selamlar. Mübarek Ramazan geldi geçti. Adı ve tadı kaldı yâdigar. Bu toprakların yetiştirdiği büyük âlimlerden birinin, henüz çocuk yaşta kendisine sorulan bir soruya verdiği dâhiyane cevap ile geleceği ne kadar güzel tahmin ettiğini sizinle paylaşmak istiyorum. İsmi önemli değil, büyük alimlerimizden biri gençliğinde iken, farklı bir dinin mensubu bir din adamı tarafından, yaşına göre oldukça ağır bir soru ile imtihan olur. Zaman I. Dünya Harbinin Osmanlı'yı da içine çektiği zorlu yıllar. Soru şudur: "Söyle bakalım küçük bey, Osmanlı ve Avrupanın hâli nicedir?". Şu an yüzümüze bir tokat gibi gelecek olan akıl dolu cevap: "Durum odur ki, Osmanlı bir Avrupa'ya gebe, Avrupa da bir Osmanlı'ya gebedir.". Evet mâlesef Avrupanın günümüzdeki durumu, her konudaki başarısı ve üstünlüğü, Osmanlı'nın destansı tarihindeki günleridir. Biz ise kendim ettim kendim buldum misâli, kendi elimizle seçtiğimiz ahlaksız ve Allah korkusu olmayan idarecilerin yönettiği bir ülkenin fertleriyiz. Unutmamalıdır ki hepimiz bu günümüzden geleceğe, tüm bu olumsuzluklardan dolayı vebal sahibiyiz. Şahsi düşüncem olarak ülkenin geleceğe umutla bakabilmesi; dirayetli yöneticilerin başa geçmesi, millet olarak örfümüzle ve dinimizle barışık yaşamamız ile mümkün olacaktır. Avrupanın zorla kendine katmaya çalıştığı, hoşgörü ve sevgi bu toprağın insanının özünde vardır. Kardeşçe, samimi duygularla, bir bayrak altında geçireceğimiz nice ramazanlara ulaşmak dileğiyle... Sağlıcakla kalın. Saygılarımla.
Mete YILMAZ
|
|
 |
|
|
|
|
|